Bazı başlangıçlar büyük bir karardan sonra gelir. Bazılarıysa uzun süredir ertelenen bir telefonla. Mezuniyet, meslek değişikliği veya kendi işini kurma düşüncesi insanı bir eşiğe getirir: Arkası tanıdık, ilerisi henüz belirsizdir.
Böyle zamanlarda her ayrıntıyı çözmeden hareket etmek zor gelebilir. Oysa bazı soruların yanıtı ancak işe başladıktan sonra ortaya çıkar. İlk adımın görevi, bütün geleceği güvenceye almak değil, bir sonraki soruyu anlaşılır kılmaktır.
Bir düşünceye tarih verin
“Bir gün kendi işimi kuracağım” cümlesi uzun süre olduğu yerde durabilir. “Perşembe günü üç potansiyel müşteriyle konuşacağım” dediğinizde ise takvimde bir yer açılır.
Görüşmeden ne öğrenmek istediğinizi yazın. İnsanların neye ihtiyaç duyduğunu, bugün bunu nasıl karşıladığını ve hangi konuda zorlandığını dinleyin. Fikriniz değişirse harcadığınız çabayı boşa gitmiş saymayın; artık daha fazla şey biliyorsunuz.
Hazırlığın da bir sonu olsun
Bir isim seçmek, dosyaları düzenlemek, çalışma alanını kurmak gerekir. Fakat hazırlık, asıl işi sürekli ertelemenin rahat bir yoluna da dönüşebilir.
Önünüzdeki haftada gerçekten gerekli olanları ayırın. Uzman görüşü gerektiren kuruluş işlemlerini planlayın; müşteriyle konuşmak veya ilk teklifinizi hazırlamak için de zaman bırakın. Kullanmayacağınız bir ofisi, yalnızca kurulmuş bir şirket gibi görünmek için seçmeyin.
Küçük bir çalışma düzeni kurun
Kimsenin size takvim vermediği günlerde kendi düzeniniz önem kazanır. Sabah hangi işle başlayacağınız, görüşmeleri ne zaman yapacağınız ve haftanın sonunda neyi tamamlamış olmak istediğiniz belli olsun.
Eşiği geçmek her zaman büyük bir sıçrama değildir. Bazen ertelenen o telefon görüşmesini yapmaktır.



